ROPÖRTAJLAR
Karadeniz'de yeni Güç Dengeleri 1853 senesinde, müttefikler İngiltere, Fransa, Piyemote-Sardinya ve Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya’sı arasında Kırım savaşı yapılmıştı.Bu savaş, Akdeniz ve Doğu Avrupa’da...
Diğer Ropörtajlar
  GÜNCEL
 >>  Köşe Yazarları
 >>  Ropörtajlar
 >>  Toplum
 >>  Gündem
 >>  Siyaset
 >>  Eğitim
 >>  Yaşam
 >>  Sağlık
 >>  Magazin
 >>  Spor
 >>  Kültür - Sanat
 >>  Etkinlikler
  BEYKOZ REHBERİ
 >>  Faydalı Linkler
 >>  Beykoz Haritası
 >>  Resmi Daireler-Hastaneler
 >>  Acil Telefonlar
 >>  Nöbetçi Eczaneler
GÜNCEL HABERLER
ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İstatistik
Aktif 4 kişi var.
Bugün 70
Toplam 67020
  Kültür - Sanat
 
Mustafa Sezgün:Aslanlıktan Çıkan Aslan

Bir aslan, uzun süren bir savaştan çıkmış kendine dinleneceği güvenli bir köşe arıyordu.

Kendisi gibi güçlü hayvanlarla mücadele etmişti.Bu yüzden epey yorgundu, kendisine bakması gerekiyordu.
Ormanın güzel bir köşesine geldi,güvenliğini nasıl sağlayacağını düşünerek sağa sola bakındı.Birden bir ağacın arkasına gizlenmiş, kendisini izleyen tilkiyi gördü. Tilkiyle bile uğraşacak gücü yoktu.Sadece ona selam verdi ve beklemeye başladı.

Tilki,aslanın durumunu anlamıştı,ağacın arkasından çıktı,selama karşılık verdi. "çok yorulmuşsun,biraz da hırpalanmışsın sayın aslan"dedi.Aslan"evet"anlamında bir homurtuyla cevap verdi.

Aslanın kendisine bir zarar veremeyecek durumda olduğundan iyice emin olan tilkinin aklına bir fikir geldi."Sayın aslan"dedi,"sizin dinlenmeye çok ihtiyacınız var, isterseniz siz rahatça uyuyun, ben nöbet tutar,bir şey olursa sizi uyandırırım".

Aslan"bu küçük tilki bana ne yapabilir ki"diye düşündü ve teklifini kabul etti. Sonra bir köşeye kıvrıldı uyumaya başladı.Tilkide az ileride bir ağacın altına uzanıp çevreyi dinlemeye başladı.

Bir süre sonra aslan uyandı ve bir gariplik hissetti.Sarmaşıklarla her tarafı sıkı sıkıya bağlanmıştı. Tilkiye seslendi,cevap gelmeyince olan biteni anladı."Alçak tilki"diye homurdandı.

Biraz sonra az ileride bir hışırtı hissetti. Zorlukla başını çevirdi, küçük farenin merakla kendisini izlediğini gördü. En yumuşak sesiyle konuştu: "Ey fare senden küçük bir isteğim var..."

"Nedir?"dedi fare."Beni şu bağlarımdan kurtarır mısın?Senin dişlerin güçlüdür, kolaylıkla yaparsın..."

"Ya kurtulunca bana bir kötülük yaparsan?"dedi fare."Ne kötülük yapayım ki,sen küçüksün bana lokma bile olmazsın.Ayrıca bana iyilik yaptığın için ancak sana iyilik yapabilirim..."

"Tamam, o zaman"dedi fare,"ben seni kurtaracağım, sende buna karşılık benim korumam olacaksın.Bana kim kötülük yapmışsa sende onlara cezalarını vereceksin."

Aslan kabul edince fare işe koyuldu, güçlü dişleriyle bütün sarmaşıkları koparıp aslanı kurtardı. Aslan fareye döndü:"Ben sözümü yerine getiremem"dedi.Fare "ama anlaşmıştık" diye cevap verdi.

"Sen bir aslanla anlaştığını düşünüyordun"dedi aslan,tilki tarafından bağlanmış, fare tarafından kurtarılmış bir aslanın aslanlığı kalmaz.Değil seni korumak,bu diyarda duramam bile..."

Sonra ağır ağır yürüdü,artık aslan olmadığı diyarı terk etti.

Çeşitli nedenlerle aslanlıktan çıkmış yâda çıkartılmış, geriye sadece yelesi ve derisi kalmış aslanların ortalıkta sıkça dolaştığı bir yerde herkes yanılabilir.Kalan aslanlarımıza sahip çıkalım ki, aslanlıkları devam edebilsin.

Haber bir yerlerde birilerinin gizlenmeye çalıştığı şeye denir.
Lord Radcliff

ŞİİR

YAVAŞ YAVAŞ ÖLÜRLER

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölüler okumayanlar,
Müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbisesinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,
Veya bir yabancıyla bile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
Görmek istemekten kaçınanlar
Yavaş yavaş ölürler.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup
İstikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi
Mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler.

Pablo NERUDA

FIKRA

Bir yıldır konuşmadığı eşinden ayrılmak isteyen adama hâkim:
-Neden eşine bir yıldır tek bir söz söylemedin?
Adam boynunu eğer ve:
-Lafını kesmek istemedim, hâkim bey! Der.

AKIL TUTULMASI

Yılda 3,5 Milyon Euro alan Fenerbahçeli Güiza, gözlerini yaşla doldurdu diye, medya bu beceriksiz ve sorumsuz adamın arkasına geçti.700 Lira maaş alıp, toprağın altında kalan maden işçilerinin aileleri hüngür hüngür ağlıyor.Sadece, emeğin ve alın terinin değerini bilen namuslu insanlar hazırola geçti.

Özgün Haber
 
     
     
 
 
Yazdır 12 kez okundu 9/3/2010   Arkadaşına gönder
 
 
Yorumlar
 
 
Henüz bu içeriğe bir yorum yapılmadı.
Yorum Eklemek İçin Formu Doldurun
Adınız
Soyadınız
E-mail Adresiniz
Yorumunuz
 
 
   

Bilgehan Murat Miniç

M. Talat Karasakaloğlu

Mesut Kaymakçı

Zeynep Küçük

Mustafa Öztürk
SON YORUMLANANLAR
BBP’de 12 Eylül 1980 ...
Şahin Çınar ile Aile ...
Of Destanları
Beykoz'un Unutulmuş Türbesi ...
Beykoz'un birinci lig tarihi ...
EN ÇOK OKUNANLAR
Kolbastı Tarihçesi (1961)
Beykoz'un birinci lig tarihi ... (1485)
Geleneksel Karadeniz Müziği ve ... (1204)
Akçaabat'ın Tarihçesi (1155)
Her yönüyle 2b arazilerinde ... (741)
 
Hangisinin filmlerini tekrar tekrar yeniden izlemek istersiniz?
Ayhan Işık
Cüneyt Arkın
Ediz Hun
Ekrem Bora
Fikret Hakan
Göksel Arsoy
İzzet Günay
Kadir İnanır
Kartal Tibet
Kemal Sunal
Sadri Alışık
Serdar Gökhan
Tamer Yiğit
Tanju Korel
Tarık Akan
Yılmaz Güney
 
 
   
   

Künye İletişim copyright© 2007 Beykozlu Doğu Karadenizliler